logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 21-07-2017
Saat: 09:46

Site İçi Arama
Site Haritası İletişim anasayfa

MÜŞTERİ HİZMETLERİ



Yurtiçi kargo ile kapıda ödeme

Ad Soyad:

E-posta :  

Yaban Mersini ( Blueberry)  Nedir

 Yaban mersini ılıman iklim kuşağına adapte olmuş bir meyve türü olup botanik olarak gerçek üzümler grubunda yer almaktadır. Kültürü yapılan ve ekonomik öneme sahip olan yüksek boylu(Vaccinium corymbosum L) ,alçak boylu (Vaccinium darrowii) ve tavşangözü yabanmersini (Vaccinium ashei Reade) olmak üzere üç farklı türü vardır. Amerika başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde binlerce hektarlık alanlarda tarımı yapılmaktadır. Günümüzde ticari olarak yetiştirilen yabanmersini, 1906 yılından itibaren Amerika Birleşik Devletlerinde başlatılan seleksiyon çalışmalarının ürünüdür. Bu çalışmalarla seçilen yabanmersini tipleri daha sonra kendi aralarında melezlenerek yeni çeşitler elde edilmiştir. Islah çalışmaları ile geliştirilen yeni yabanmersini çeşitleri doğada bulunan formlarına göre çok daha iri, daha sulu ve daha tatlı meyveler verirken hastalık ve zararlılara da daha dayanıklıdırlar. Bu yönleriyle daha geniş alanlara adapte olabilmektedirler.

                   İklim isteği bakımından Doğu Karadeniz Bölgesindeki illerden Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Samsun ve Sinop’un genelde rakımı yüksek dağ ve yaylalarında yabanı formları bulunmakta ve yöre halkı tarafından taze olarak, reçel veya pekmez yapılarak tüketilmektedir. Yabanmersini,  asitli toprakları tercih eder (pH=4.0-5.5) ve genel bir ifade ile yabani yabanmersinlerinin olduğu yerlerde, defne, çam, kızılağaç veya beyaz sedirin karışık olarak yetiştiği nispeten meyilli alanlarda kültür çeşitleri rahatlıkla yetişebilmektedir. Karadeniz Bölgesi’ndeki toprakların asitli olması ve bu bölgenin yabanmersini anavatanı içinde yer almasından dolayı yabanmersinini bölgedeki ürün çeşitliliğine katmak gerekmektedir. Toprak ve iklim bakımından yabanmersini yetiştiriciliği için mükemmel şartlara sahip olan Karadeniz Bölgesi yabanmersini tarımının ülkeye yayılmasında öncü konumundadır.

                     Doğu Karadeniz Bölgesi dağlarında yabani olarak yetişen formlarına Rize’de likapa, kaskanaka, çera (mçela), Trabzon’da ligarba, lifos, Artvin’de morsivit veya mahabak (merhauk), Ordu-Giresun’da çalı çileği, Kars-Ardahan’da göğen olarak isimlendirilmekte ve yöre insanı tarafından beğenilerek tüketilmektedir. Çay üzümü, çoban üzümü veya ayı üzümü de denilen bu meyve dünyada blueberry, huckleberry, whortleberry, black whortleberry, bilberry, burren myrtle, mrytille, dyeberry, hurtleberry, whinberry, wineberry adlarıyla tanınmaktadır., Literatürümüze “Yaban mersini” olarak yerleştirilen blueberry, bölgede ürün çeşitliliği bakımından son derece değerli bir meyve türüdür. Asitli toprakları seven yaban mersininin dünyadaki üretimi son derece azdır ve zor şartlarda üretimi yapılmaktadır. Hem karlı hem de sağlık açısından çok yararlı olan yaban mersini yetiştiriciliğinde Karadeniz Bölgesi çok üstün imkanlara sahiptir ve bu ürün gelecekte bölgenin vazgeçilmez tarımsal ürünlerinden biri olacaktır.

Yaban Mersini Botanik Özellikleri

1-Toprak Üstü Organları

            Ocak şeklinde bir görünüm arz eden yaban mersini bitkisinde toprak üstü organlarını dip kısımdan çıkan yeni, sukkulent yapıdaki sürgünler, odunlu çalı formundaki sürgünler ile 1 yaşlı sürgünlerden çıkan yeni yeşil yan sürgünler oluşturmaktadır. Sırık (sopa) şeklindeki yaban mersini sürgünleri 10-20 yıl yaşayabilir ancak 5-7 yıl sonra bu sürgünler budanarak çıkarılmalıdır. Yüksek boylu çalı formundaki yaban mersini 120-300 cm boylanabilir. Alçak boylu çalı formundaki yaban mersini 90cm boylanabilirken yarı-yüksek çalı formundaki yaban mersini çeşitleri bu iki grup arasındadır. Tavşangözü yaban mersini  ise daha uzun sürgünlere sahip olup kuvvetli gelişme gösterirler ve 610  cm boy yapabilmektedirler.

2-Kök Sistemi

             Yüksek boylu çalı formundaki yaban mersini kökleri ince , kök kılları olmayan lifli kök yapısına sahiptir. Su ve besin maddelerinin kökler tarafından absorde edilebilmesi için çoğunlukla endotrofik mikronizmalar (VAM) ile birlikte  yaşarlar. Kökler bitkinin tabanından itibaren 180 cm’ye kadar yayılabilir. Ancak nadiren penetre edebilirler. Alçak boylu çalı formundaki yaban mersini köklerinde de kök kılı yoktur. Çok ince ve lif (iplik)gibi olan kökleri vardır. Bu yaban mersini bitkileri toprakaltı rhizomlardan adventif olarak büyürler. Dolaysıyla alçak boylu çalı formundaki yaban mersinileri yayılıcı form gösterirler. Zamanla bitkiler birbirine eklenerek tek bir gövdeymiş gibi büyüme meydana gelebilir.

3-Tomurcuk ve Çiçekler

                 Yaban mersini meyve gözleri yaz sonları ile sonbahar aylarında oluşmaktadır. Tomurcuk gelişimi sürgün ucundan aşağıya doğru yani bazipetal olarak meydana gelir. Çiçek tomurcuklarının sayısı iklime bağlı olduğu kadar. Sürgün gelişme kuvvetine yani çapına da bağlıdır. Tomurcukların içinde yer alan çiçek demetinin farklılaşması ise aşağıdan yukarı doğru yani akropetal olarak gerçekleşmektedir. Çiçekler, 5 çanak yaprak , 5 taç yaprak , 10 erkek organ ve 1 dişi organ içerir.

 

 

4-Meyve Gelişimi

Yaban mersini meyve iriliği, sürgün çapına  ve çekirdek sayısına bağlıdır. Kalın sürgünler daha iri meyve verirken döllenme sonucunda meyvede meydana gelen çekirdek sayısının fazlalığı da iri meyve ile sonuçlanır. Bu arada karşılıklı tozlanma da meyve iriliğini artırıcı yönde etkin rol oynamaktadır. Yaban mersini meyve tutumu için tozlanma gerekmektedir.

5-Tozlanma

Yaban mersininde  tozlanma entomofil yani böceklerle olmaktadır. Çünkü böcekleri çekenhoş kokulu ve nektar içeren çiçeklere sahiptir. Yaban mersini  çiçeklerinin taç yaprakları bitişik olup uç kısmında açıklık vardır. Ters dönmüş çan şeklindeki yaban mersini çiçeğinde yumurtalığın dip kısmında nektar olup, misk kokusu  ile böcekleri çiçeğin dip kısmına kadar çeker. Yaban mersini çiçeklerindeki polenler çok ağır olup, yapışkandırlar ve rüzgar ile hareket etmezler. Erkek organları da dişi organlardan uzun olup çiçeğin uç kısmından dışarı doğru çıkmıştır. Bu yüzden erkek organlardan ayrılan polenler dişi organ tepesine uğramadan çiçeği terk eder. Ayrıca dişi organ kendi kendine tozlanmayı engelleyecek şekilde çıkıntılıdır. Bu yüzden karşılıklı ve arılarla tozlanmaya gerek vardır.